22 Nisan 2026 tarihinde başlayacak olan ve dünya çapında 75’ten fazla ülkede eş zamanlı kutlanan Moda Devrimi Haftası (Fashion Revolution Week), bu yıl 11. yılını “Kolektif Güç ve Umut” temasıyla karşılıyor. 2013 yılındaki Rana Plaza faciasının yıl dönümünde gerçekleşen etkinlik, moda endüstrisinin sadece vitrinini değil, görünmeyen mutfağını ve derinlerindeki sömürü düzenini değiştirmeyi hedefliyor.

“Yorulduk Ama Umutluyuz” Bu yılki kampanya, on yılı aşkın süredir devam eden mücadelede bireylerin hissettiği “bilgi bombardımanı yorgunluğunu” kabul ederek başlıyor. Ancak çözümün bireysel eylemlerin ötesinde, kolektif bir ses çıkarmakta olduğunu vurguluyor. Kampanya manifestosu, yanıltıcı lider vaatleri ve “greenwashing” (yeşil boyama) iddialarına karşı net bir duruş sergileyerek; temiz, adil, güvenli ve şeffaf bir endüstri için herkesi yeniden sokaklara ve soru sormaya davet ediyor.
Hafta boyunca Türkiye genelinde ve dünyada; kamusal alanlarda gerçekleştirilecek olan “Mend In Public” (Toplum İçinde Onarım) günleri, yerel zanaatkarlarla atölyeler ve markalara yöneltilen #WhoMadeMyClothes (#KıyafetlerimiKimYaptı) dijital aktivizm kampanyaları düzenlenecek.
Moda Devrimi hareketi, değişimin bir gecede olmayacağının farkında olarak; politika yapıcılardan daha sert yasalar, markalardan ise tam şeffaflık talep ediyor. 28 Nisan’a kadar sürecek olan bu hafta, moda severleri birer tüketici olmaktan çıkarıp, sistemi dönüştüren birer “dünya vatandaşı” olmaya çağırıyor.



