Amerikan Kardiyoloji Koleji (ACC), kalp hastalığı riskini azaltmak ve yönetmek için bireysel besin öğelerine odaklanmak yerine genel beslenme düzeninin daha belirleyici olduğunu açıkladı. Journal of the American College of Cardiology dergisinde yayımlanan bilimsel bildiri, gıda kalitesi ve işlenme derecesinin kardiyovasküler sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.

Beslenme düzeninde bütüncül yaklaşım
ACC tarafından yayımlanan yeni kılavuz, belirli karbonhidrat, yağ veya protein oranlarına odaklanmak yerine sürdürülebilir ve besleyici bir beslenme modelini savunuyor. Uzmanlar, kalp sağlığını korumak için sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler ve balık gibi gıdaların tüketilmesini önerirken; doymuş yağlar, rafine nişastalar, eklenmiş şeker ve yüksek sodyum içeren gıdaların sınırlandırılması gerektiğini vurguluyor. Akdeniz diyeti ve DASH diyeti gibi modeller, bu yaklaşımı destekleyen kanıtlar sunan başlıca örnekler arasında yer alıyor.
İşlenmiş gıdalar ve sosyal faktörler
Bildiride, tüm işlenmiş gıdaların sağlıksız olmadığı ancak yüksek oranda işlenmiş ve besin değeri düşük gıdaların sınırlandırılması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, sağlıklı beslenmenin sadece bireysel bir tercih olmadığı; gıdaya erişilebilirlik, uygun fiyatlılık ve sosyal belirleyicilerin de kritik rol oynadığı ifade ediliyor. Gıda güvenliği ve “Gıda İlaçtır” programları gibi klinik uygulamaların, beslenme kalitesini artırarak sağlık sonuçlarını iyileştirebileceği kaydediliyor.
| Önerilen Gıdalar | Sınırlandırılması Gerekenler |
|---|---|
| Sebze ve meyveler | Doymuş yağlar |
| Tam tahıllar ve baklagiller | Rafine nişastalar |
| Kuruyemiş ve tohumlar | Eklenmiş şeker |
| Balık ve doymamış yağlar | Yüksek sodyum |
GLP-1 ilaçları ve beslenme dengesi
Kılavuz, kilo kaybı ve kardiyovasküler faydalar sağlayan GLP-1 reseptör agonistleri gibi yeni nesil ilaçları kullanan bireyler için de beslenme kalitesinin önemini koruduğunu belirtiyor. İlaç tedavisi sürecinde dahi protein, lif, vitamin ve mineral gibi temel besin öğelerinin yeterli düzeyde alınması, genel sağlık durumunun desteklenmesi ve besin eksikliklerinin önlenmesi açısından önem taşıyor.
Kalp hastalığı riskini azaltmak için tek bir besin yeterli mi?
Hayır, uzmanlar tek bir “süper gıda” tüketmek yerine, düzenli olarak tüketilen gıdaların oluşturduğu genel beslenme düzeninin kalp sağlığı üzerinde çok daha etkili olduğunu belirtiyor.
Beslenme alışkanlıkları nasıl değiştirilmeli?
Uzmanlar, radikal değişiklikler yerine küçük ve sürdürülebilir adımlar atılmasını öneriyor. Örneğin, kırmızı et yerine omega-3 açısından zengin balıkların tercih edilmesi veya yemeklere baklagil eklenerek lif oranının artırılması gibi basit değişimler, uzun vadede kalp sağlığını destekliyor.



