Dünya genelinde 118 ülkeden 6 milyonu aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, kadınların erkeklere kıyasla 11 farklı anatomik bölgede daha sık ağrı yaşadığını ortaya koydu. Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, ağrı deneyimindeki cinsiyet farklarının biyolojik, hormonal ve sosyal faktörlerin karmaşık bir birleşimiyle açıklanabileceğini gösteriyor.

Kadınlarda ağrı görülen bölgeler
Araştırma kapsamında incelenen 11 vücut bölgesinin tamamında kadınların daha yüksek ağrı prevalansına sahip olduğu belirlendi. Bu bölgeler arasında baş, yüz, boyun, omuz, el, el bileği, dirsek, ayak, ayak bileği, diz, göğüs, sırt, karın ve kalça yer alıyor. Verilere göre en yaygın ağrı türü yüzde 40 oranla sırt ağrısı olarak kaydedildi.
| Ağrı Türü | Cinsiyet Farklılığı |
|---|---|
| Migren ve Visseral Ağrı | Üreme dönemlerinde daha belirgin |
| Nöropatik Ağrı | Erkeklerde mikroglia, kadınlarda T-hücre aktivitesi |
| Sırt Ağrısı | En yüksek prevalans (%40) |
Ağrı artışında 55 yaş sınırı
Çalışma, cinsiyetten bağımsız olarak kas-iskelet sistemi ağrılarındaki en hızlı artışın 20 ile 55 yaşları arasında gerçekleştiğini gösteriyor. McGill Üniversitesi’nden araştırmacı Matt Fillingim, bu durumun ağrının 55 yaşından sonra azaldığı anlamına gelmediğini, aksine orta yaş döneminde ağrıya neden olan fiziksel iş yükü, yaralanmalar, metabolik hastalıklar ve stres gibi faktörlerin birikmeye başladığını vurguladı.
Uzmanlar, ağrı yönetiminde tek bir çözüm yerine fizik tedavi, egzersiz, bilişsel davranışçı terapi ve yaşam tarzı değişikliklerini içeren çok yönlü bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle 20’li ve 40’lı yaşlardaki yetişkinlerin ağrı önleme stratejilerine odaklanmasının, ilerleyen yaşlarda yaşam kalitesini korumak adına kritik olduğu ifade ediliyor.

Kadınlarda ağrı neden daha yaygın?
Uzmanlar, kadınlarda ağrı prevalansının yüksek olmasını hormonlar, bağışıklık sistemi fonksiyonları, sinir sistemi süreçleri ve sosyal faktörlerin bir araya gelmesine bağlıyor. Özellikle üreme sağlığına bağlı durumlar ve farklı bağışıklık yolu tepkileri, bu farkın temel nedenleri arasında gösteriliyor.
Kronik ağrı ile nasıl başa çıkılır?
Doktorlar, ağrıyı sadece ilaçla maskelemek yerine kaynağının belirlenmesi için kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını öneriyor. Egzersizin düzenli bir alışkanlık haline getirilmesi, uyku düzeninin iyileştirilmesi ve psikososyal destek, ağrı yönetiminde en etkili yöntemler arasında yer alıyor.


