Moda dünyasında onlarca yıldır süregelen “kusursuz güzellik” anlayışına meydan okuyan fotoğrafçı Jackie Nickerson, yeni kitabı CLAD ile kariyerinin en kapsamlı moda arşivini bir araya getirdi. Dazed Digital’e konuşan Nickerson, moda fotoğrafçılığına yaklaşımını “Her zaman feminist bir bakış açım vardı” sözleriyle özetlerken, kadınları hiçbir zaman bir obje olarak değil, güçlü bireyler olarak fotoğrafladığını vurguluyor.
Boston doğumlu fotoğrafçı, çocukluk yıllarında ikinci el kıyafetlere duyduğu ilginin zamanla modaya, ardından fotoğrafçılığa dönüştüğünü anlatıyor. Henüz 18 yaşındayken New York’a taşınan Nickerson, 1990’lı yıllarda Vogue, Vanity Fair, The Face ve Dazed gibi dünyanın en önemli yayınları için çekimler gerçekleştirdi. Ardından Zimbabwe’de geçirdiği yıllar, kariyerini belgesel fotoğrafçılığı yönünde şekillendirdi ve bu deneyim onun moda fotoğrafçılığına da farklı bir bakış kazandırdı.

Moda ile Belgesel Fotoğrafçılığını Buluşturdu
Nickerson’ın çalışmaları, klasik moda çekimlerinden belirgin biçimde ayrılıyor. Gösterişli dekorlar yerine gerçek mekânları, kusursuz pozlar yerine doğal beden dilini tercih eden fotoğrafçı; kıyafeti yalnızca bir stil unsuru değil, kimliği anlatan güçlü bir araç olarak görüyor.
Kendi ifadeleriyle onu en çok etkileyen unsur, “modanın mimarisi ve materyalliği.” Bu nedenle karelerinde kıyafet kadar onu taşıyan insanın hikâyesi de ön plana çıkıyor.

CLAD, 30 Yıllık Moda Hafızasını Bir Araya Getiriyor
Alman yayınevi Steidl tarafından yayımlanan CLAD, Jackie Nickerson’ın moda fotoğrafçılığına adanmış ilk kapsamlı kitabı olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 400 sayfalık eser; Kim Kardashian, Solange, Kylie Jenner ve birçok önemli isimle gerçekleştirdiği çekimlerin yanı sıra bugüne kadar yayımlanmamış arşiv çalışmalarını da içeriyor.
Nickerson, kitabın ortaya çıkış sürecini eski dergileri, prova baskıları ve yıllar içinde biriken fotoğraf arşivini incelerken fark ettiği ortak estetik dilin sonucu olarak tanımlıyor. Ona göre bu çalışma yalnızca bir moda kitabı değil, aynı zamanda yıllar içinde değişen kadın temsiline dair görsel bir bellek niteliği taşıyor.

Moda Hâlâ Çok Sesli Bir Alan
Fotoğrafçı, moda sektörünün geçmişe kıyasla önemli ölçüde değiştiğini de belirtiyor. Kariyerine başladığı dönemde setlerde ve fotoğrafçılık dünyasında ağırlıklı olarak beyaz erkeklerin bulunduğunu hatırlatan Nickerson, bugün sektörde çok daha fazla çeşitlilik ve kapsayıcılık olduğunu ifade ediyor.
Ancak onun için değişmeyen tek şey, fotoğraf üretirken benimsediği feminist bakış açısı. Nickerson, modanın farklı seslere ve farklı bedenlere alan açtığında gerçek anlamda güçlü bir ifade biçimine dönüştüğünü savunuyor.






