Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun hazırladığı “Sürdürülebilir ve Döngüsel Tekstil Stratejisi”, 2030 yılına kadar AB pazarında satılacak tüm giyim ve tekstil ürünleri için katı kurallar getiriyor. Yeni düzenlemeyle birlikte, döngüsel ekonomi ilkesine ve geri dönüştürülebilirlik kriterlerine uygun olarak tasarlanmayan hiçbir ürün AB pazarında yer alamayacak.

2030 Hedefleri ve Temel Kriterler
AB vizyonu doğrultusunda, 2030 yılına kadar Avrupa pazarında yer alacak tekstil ürünlerinde şu şartlar aranacak:
Uzun Ömürlülük ve Tamir Edilebilirlik: Giysilerin çabuk yıpranmayan, dayanıklı malzemelerden üretilmesi.
Geri Dönüştürülmüş İçerik: Ürünlerin mümkün olduğunca geri dönüştürülmüş elyaflardan imal edilmesi ve kullanım ömrü sonunda yeniden dönüştürülebilir yapıda tasarlanması.
Tehlikeli Kimyasallardan Arındırma: Tekstil atıklarının yönetimi ve insan sağlığı için risk oluşturan zehirli maddelerin kullanımının engellenmesi.
Çevresel ve Sosyal Sorumluluk: Üretim süreçlerinde çalışan haklarına ve doğaya saygı gösterilmesi.
Tasarım Aşamasında Devrim
Avrupa Komisyonu Turizm ve Tekstil Birimi (DG GROW) Başkanı Marie-Hélène Pradines, tüm tekstil ürünlerinin çevre dostu (eko-tasarım) ilkelerine göre üretilmesinin şart koşulduğunu ifade ederken; Atıktan Kaynaklara Dönüştürme Birimi (DG ENV) Başkan Yardımcısı Karolina D’Cunha, dönüşümün tasarım aşamasında başlamasının atık krizini çözmede bir devrim niteliğinde olduğunu belirtti.
D’Cunha, genişletilmiş üretici sorumluluğu kapsamındaki düzenlemelerin hayata geçirilmesi için üye ülkelere 18 aylık geçiş süresi tanındığını da ekledi.

Satılmayan Ürünlerin İmhasına ve Fosil Yakıt Bağımlılığına Son
Avrupa Parlamentosu politika danışmanı Alessandra Moser, yeni mevzuatın moda sektörünün fosil yakıt bazlı sentetik liflere olan bağımlılığını azaltacağını ve ekonomik büyüme ile çevresel sorumluluk arasında sağlıklı bir denge kuracağını vurguladı.
Yeni atık düzenlemeleri ayrıca, satılmayan veya stoku elden çıkarılamayan giyim ürünlerinin çöpe atılmasını ya da imha edilmesini de engelleyen yaptırımları içeriyor. Böylece hızlı modanın yarattığı küresel atık krizinin önüne geçilmesi hedefleniyor.


