Anasayfa / MANŞET / FARK ETMEDEN NEGATİF DUYGULARI BİRİKTİRİYORUZ

FARK ETMEDEN NEGATİF DUYGULARI BİRİKTİRİYORUZ

Her ne kadar eski çağlardaki gibi vahşi hayvanlardan kaçmıyor olsak da stres faktörü farklı başlıklarla yine sağlığımızı tehdit ediyor. Bu durum bizi çoğu zaman uykusuzluk, halsizlik, hayata karşı ilgisizlik ve tiroit problemleri ile karşı karşıya getirir hatta son yıllarda birçok ülkenin sağlık sorunlarından biri olan obeziteye de davetiye çıkarıyor.

Son dönemlerde çevremizde “NLP uzmanına gittim, çok işe yaradı, ya da neden NLP uzmanına gitmiyorsun” şeklinde konuşmalara daha çok tanık olmaya başladık. Özellikle yoğun iş temposu içinde olanlarda bu konu oldukça gündemde. Peki nedir bu NLP, ne işe yarar? Modatava.com olarak NLP Uzmanı ve Profesyonel Yaşam Koçu Burcu Polatdemir‘e sorularımızı yönelttik. Polatdemir, insanların fark etmeden negatif duyguları biriktirdiğini bunun da stres yarattığını ifade ediyor.

Modatava: NLP yöntemi nedir? Kimlere uygulanabilir?

Burcu Polatdemir: 1974 yılında Amerikalı Gestalt Terapisti Dr Richard Bandler ve bazı dilbilimciler tarafından geliştirilmiş bir yöntemdir. Açılımı; NÖRO (düşüncelerinizin), LİNGUİSTİC(sözcüklerle)
PROGRAMMİNG(eyleme) dönüştürülmesidir. NLP, 12 yaş sonrası tüm bireylere uygulanabilir. Burada amaç; istemeden yaptığımız, üzerinde düşünme imkânımız olmadan otomatikleştirdiğimiz istenmeyen davranışlarımızı bilinçli hale getirerek hedef odaklı ve yapıcı yöntemlerle gelişme imkânı sunmaktır. Bilinçli zihnimiz 5 duyu organımızın dış dünyadan aldığı verilerle iletişim kurar ve aynı anda sadece 5 veriye odaklanabilir. Fakat bilinçdışımız saniyede 3 milyar bit veri alır ve bu bilgiler bilinçdışımızda depolanır. Örneğin; normal bir gündeki birkaç dakikanızı ele alalım. Biriyle konuşurken veya birini dinlerken dışarının gürültüsü, mekânın sıcaklığı, elbiselerin teninize değmesi gibi durumlar o ana hatırlatıldığında bilince gelir ondan önce sadece bilinçdışı deposunda yer alır.

Bununla birlikte; bilinçdışımızın doğduğumuz andan itibaren aldığı tüm veriler, zihnimizde depolanırken davranış şekillerine rehber olması için bazı haritalar oluşturur bu haritalar yetiştirilme şekli, gelenekler, aile, değerler, yaşanan ve yerleşmiş bazı korkular olabilir. Bunlar
olumsuz yaşanan bazı olaylarla da şekillenilir. Örneğin; kişi kendi yaşamasa da bir akrabasının bir köpek tarafından saldırıya uğramasına tanık olmuş olabilir ve şu an köpek gördüğünde farklı yöntemlerle ondan uzaklaşma yoluna gidebilir, o kişiyi hayat kalitesini bozacak davranışlara itebilir ve kişi bunları kendi bilinciyle fark etmez. Köpekten uzaklaşma davranışını gerçekleştirir fakat bu köpeği gördüğü andan itibaren beynin verdiği komutla davranışın oluşması arasında geçen süre; zihnin nöronlar yoluyla köpekle karşılaşıldığında oradaki olay dizisinden ‘tehlikeli madde’ işaretini alır. Bununla ilgili fenomeni oluşturur ve istenmeyen davranış şeklinde kişinin hayat kalitesini etkiler.(fenalaşma, ortamı terk etme, ani davranış şekilleri, şiddetli sancı gibi fobik durumları tetikler). Bilinçdışımızın zaman ve mekân kavramı olmadığı için yıllar önce yaşanmış olumsuz bir olayı tekrar tekrar bugünde yaşanmış gibi zihninde yaşayabilir ve bunlar düşünce sistemimizi de etkileyebildiği gibi kontrolsüz düşünceler şeklinde de anlatılabilir. NLP zihnimiz üzerinde hâkimiyet kurabilmek ve dilimizi etkin şekilde kullanmamızı kolaylaştıran bir tekniktir. Çünkü düşüncelerimizi değiştirdiğimizde duygularımızı, duygularımızı değiştirdiğimizde de davranışlarımızı değiştirebiliriz.

 Önce danışmanla yapılan seans sonrası istenmeyen ve kişinin otomatikleştirdiği davranış saptanır. Bu bir korku ya da fobikleşmiş bir durum da olabilir. Bu davranıştan kişinin gerçekten kurtulmak istediğiyle ilgili bazı sağlamalar yapıldıktan sonra kişinin fobik duruma karşı saptanmış tepkilerin zihninde nasıl temsil ettiğini anlayabilmek için temsil sistemlerine ihtiyaç duyulur. Uçağa binme fobisi olan bir kişi gerçekte o an uçağa binmese de kişiyi zihinsel olarak o ana götürülerek gerçekte o olayla karşılaştığında vücudundaki tepkimeleri anlatması ve betimlemesi istenir. Aslında bu bir nevi sesli MR gibidir kişi o anda yaşadığı tüm tepkimeleri, hisleri ‘’sanki o an’’ yaşıyormuş gibi betimler ve bu betimlemeler bize bu davranışı nasıl değiştireceğimizin kılavuz kitabını yazdırır. Bundan sonra zihin işleve geçer o davranışı temsil eden tüm duyu organlarımıza o anki telkin yöntemiyle davranış değişikliğini kişinin hafızasına yerleştirmiş oluruz. Kişi uçağa binme davranışını gerçekleştirmek durumunda kaldığında aynı tepkimeyi artık veremez.

İş ve özel yaşamdaki stres faktörlerimiz nelerdir?

Günümüzde şehir hayatında yaşanan hız ve bir şeylere yetişme telaşı birçok kişiyi fark edemediği bir kaygıya sürüklüyor. Gerek çalışma hayatımızda gerekse günlük hayatımızda zihnimizde oluşturduğumuz bu kaygılarla da ufak ayrıntılara bile tepki verebiliyoruz. Bu durumun tam tersi de hiçbir şey yapmak istememe gibi tepkisiz bir tepkiyle gösteriyor kendini. Aslına bakarsanız burada stres faktörü çoğu zaman olayın kendisine de olmayabiliyor. Öncesinde bilinç dışımızda fark etmeden biriktirdiğimiz negatif duyguları önce düşüncelerimizle yoğurarak zihnimizde besliyoruz sonra da herhangi bir olay tarafından tetiklendiğinde de davranışa dökmüş oluyoruz. Bazen ‘’bu kişi şimdi bana neden böyle tepki verdi’’dediğimiz durumlar çoğu zaman bu zihin durumunda ortaya çıkabiliyor. Sağlıklı iletişimin kurulamadığı iş/özel yaşam, maddi kaygılar, güven ihtiyacı, yetersizlik duyguları, kabul görmeme, sosyal ortamda /ilişkide onaylanmama korkusu gibi faktörler stresimizin kaynağını oluşturur.

Stresin vücudumuzdaki belirtileri nelerdir?

Zihnimizi yeniden programlayarak, strese savaşılması gereken bir düşman olarak bakmayı bırakmak etkili yaklaşımlardan biridir.

Stres kelime anlamı olarak olumsuz olarak algılansa da az miktarı faydalıdır bilinenin aksine… Karşıdan karşıya geçerken hızla size doğru gelen bir arabayı gördüğünüzde hızlanarak yolu karşısına doğru yaptığımız o hamle bizlere doğduğumuz andan itibaren verilen bir hediyedir.Kendimizi korumaya ve hayatta kalmaya programlıdır zihnimiz çünkü. Eski çağlarda vahşi hayvanlardan kaçan insanoğlunu harekete geçiren ‘’savaş ya da kaç’’ güdüsünden farklı değildir aslında. Nabzımız hızlanır, kan basıncı ve tansiyon yükselir, böbreküstü bezlerimizden stres hormonları olan kortizon ve adrenalin salgılanır, göz bebeklerimiz büyür ve tehlikeye karşı alınacak aksiyona karşı bizi alarmda tutar. Peki, yaşadığımız hayatın genelini düşündüğümüzde organizmamızın iyi niyetli olarak bu uyarıları vermesi ve bizlerin bu faktörlerle savaşmaya devam etmesi uzun vadede bize nasıl zarar verir? Her ne kadar eski çağlardaki gibi vahşi hayvanlardan kaçmıyor olsak da stres faktörü farklı başlıklarla yine
sağlığımızı tehdit ediyor. Bu durum bizi çoğu zaman uykusuzluk, halsizlik, hayata karşı ilgisizlik ve tiroit problemleri ile karşı karşıya getirir hatta son yıllarda birçok ülkenin sağlık sorunlarından biri olan obeziteye de davetiye çıkarıyor.

Stres hayatımızı nasıl etkiler?

‘Stresle başa çıkmaya çalışmak’ diye bir deyim yerleşmiş durumda dilimize. Evet şehir hayatında yaşamaya devam ettiğimizden dolayı ve maddi manevi sorumluluklarımızın da bilinciyle toplum olarak stresin varlığını kabullendik. Madem hayatımızdan çıkmıyor o zaman kabullenelim dediğimiz noktayı yönetmek sanırım en önemli sorun. Strese istemeden zehirli gaza maruz bırakılıyor algısıyla yaklaşıyoruz. Aynı etkilerle de sinir sistemimize etki ediyor, bedenimizin fonksiyonlarını yavaşlatıyor, şikayetlerimizin sebebinde ilk gösterdiğimiz suçlu o.

Saçlarımız bu yüzden dökülüyor, tenimizin rengi bu yüzden soluk. Huzurlu ruh halinin kayboluşu stresin ortaya çıktığı tarihlerle akran. Okunuşu, yazılışı ve anlamı dünyanın çoğu dilinde neredeyse aynı. Nereye gitsek ortak dert nasılsa deyip meramımızı kolayca anlatıyoruz. Aynı anlamlarla yorumlamayı bir kenara bırakıp farklı bir bakış açısı kullanarak strese önemli bir çözüm getiren yöntemlerden biri olan NLP’den biraz bahsetmek isterim.

Zihnimizi yeniden programlayarak, strese savaşılması gereken bir düşman olarak bakmayı bırakmak etkili yaklaşımlardan biridir. Bu durumu, ‘yolculuk esnasında farklı bir navigasyon sistemini seçerek istenen hedefe daha kısa ve daha güvenli ulaşmak olarak’ da betimleyebiliriz.

Stres NLP yöntemi ile nasıl yok edilir?

NLP’nin açılımı Neuro Linguistic Programming yani beş duyu organımızla dışarıdan aldığımız verileri zihnimizde yorumlayarak kullandığımız kelimelerle zihnin işleyiş biçimini yeniden düzenleme metodudur. Amerika’da Gestalt terapist ve dilbilimciler tarafından geliştirilmiş fobi, korku ve kaygı ortadan kaldırma konularını gündelik hayata aktif adaptesiyle hızlıca olumlu etkiler sağlamıştır. Peki, stres için neler yapar NLP? Bunu bir örnekle açıklayayım isterseniz; evden çıkarken ayakkabılarımızı her giydiğimizde bağcıklarını bağlamayı yeniden öğrenmek zorunda değilizdir çünkü bunun üzerine düşünmeyiz otomatikleşmiştir bu davranışlar bilinçdışından düşünmeden yaptığımız davranışlardır ve hayatımızı kolaylaştırır.

 Bir de otomatikleşerek hayatımızı zorlaştıran davranışlarımız var. İşte burada NLP bize çok yardımcı oluyor. Kronikleştirdiğimiz istemediğimiz halde tekrarladığımız bizde stres yaratan davranışlarımıza bu yöntemle müdahale edebiliyoruz. Seanslarla, olumsuz davranışa neden olan o duygunun farkına varma, hedeflenen davranış için kelimeler yoluyla zihne yeniden yapılandırma yapıyoruz. Stres gibi hayat kalitemizi bozan ve kronikleşen bir problem siz tekrar aynı duyguyla yüz yüze gelseniz dahi aynı davranışı sergilememiş oluyorsunuz. Zihninizde ‘’karşılığı bulunamayan kelime’’olmaktan da öteye gidemiyor. Ve artık size zarar da veremiyor.

Hakkında Modatava

Modatava

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HENÜZ ÖĞRENCİYKEN KENDİ MARKASI “ASLEHAN” İLE ARAMIZDA

Aslıhan Hoşgör, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Moda Tasarım Bölümü son sınıf öğrencisi. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir