Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / KARAMSARLIK GENETİK Mİ?

KARAMSARLIK GENETİK Mİ?

BURCU POLATDEMİR/ NLP UZMANI VE PROFESYONEL YAŞAM KOÇU

KARAMSARLIK GENETİK Mİ?
Sık sık karamsarlığa düştüğünüz olur mu? Peki, bu ruh hali yaşadığımız olaylardan bağımsız normal bir rutine dönüştüyse ne yapmak gerekir?
Araştırmalar gösteriyor ki; huzursuz olma halinin spesifik yaşadığımız olayların yanı sıra aileden gelen genetik mirasla da kaldığıdır. Yani embriyomuz oluşmadan önce anne ve babanın genetik haritasından gelen fiziksel özellikler nasıl taşınabiliyorsa ruhsal özellikler de taşınıyor. Hayata bakışın daha olumlu olduğu daha pozitif ortamda büyüyen çocuk ve aile bu sayede kendini eğitim ve kaliteli aktivitelere ayırarak bu ruh halini zamanla olumlu bir faydaya çevirebilir. Bu arada çocuk yetişirken onun olumlu bu durumunu besleyen davranışlarda bulunan ailenin de rolü oldukça büyüktür.
Travmalara göz attığımızda ise bu huzursuzluk halini vitrin gibi düşündüğümüzde içimizde yaşanan durumun anlatılamama ve açığa çıkarma konusunda bireyin hissettiği yetersizliktir. Travmatik olay sırasında düşünce süreçlerimiz dağınık ve düzensiz haldedir ve asıl olaya ait anıyı fark edemeyiz. Tarif de edemeyiz çoğu zaman. Burada görüntüler, bedensel algılar, kelimeler içimizde farklı yerlere dağılır ve bilinçaltımızda depolanır. Sonra da herhangi bir şeyle hatta olayın kendisiyle yakından uzaktan alakası olmadığı halde bir tetikleyici ile aktif hale gelir. Bu bir defa olduğunda ise artık; adeta geri sarma tuşuna basılmış gibi günlük yaşantımızda yeniden canlanmasına neden olur. Bilinçsizce kendimizi bazı insanlara, olaylara geçmişi yansıtan o eski tanıdık yollara tepkiler verirken buluruz. Ya da fobik durum olarak da gösterebilir kendini bu durum. Nedenini bilmeden sarı renkten nefret etmemiz ya da hayatımızda daha önce kediyle herhangi olumsuz bir durum yaşamadan kedi gördüğümüzde korkudan sandalye üstüne çıkmamız gibi farklı durumlar da söz konusu olabilir. Takıntı ve davranışlar Sigmund Freud’un deyimiyle ‘’yineleme takıntısı’’ bilinçaltının çözülememiş şeyleri ‘’hatasız yapmak’’ üzere tekrarlama girişimidir. İstemsizce olay her tetiklendiğinde durmadan tekrarlar buluruz kendimizi.
Tabiî ki karamsarlığımızı tamamıyla travmalarla bağdaştırmak pek doğru bir tutum olmamakla birlikte bu ruh haliyle yaşanan süreç ve belirlenen zaman diliminde ne kadar bulunulduğu ve bunu hayatımızın ne kadarına yaymış olduğumuz da oldukça önemlidir. Örneğin, bir konu üzerinde düşünüp kafa yorduğunuzu farz edelim. Konuyu düşündüğünüzde o konu size uzak, karanlık, belirsiz hislerle sizi olumsuz bir ruh haline getiriyorsa burada sadece ‘’o olaya’’ karşı bir karamsarlık, olayı net görememe, durumun gerçekleşmesine olan inançsızlık gibi faktörler sayılabilir. Bu duruma olan inancın zayıf olması zihninizde bu durumu net görememenizden, duruma olan inancınızın yetersizliğindendir dersek yanlış olmaz. Ama durum hayatın geneline yayılan bir süreçteyse bu durum, aile büyüklerimizden gelen genetik faktörler ya da ruh halini ciddi tehdit eden yaşanmış bir olayı/durumu da işaret edebilir.
Peki, günlük hayatımızda karamsar ruh halinden kurtulmak için ne gibi yöntemler uygulanabilir gelin biraz bunlardan bahsedelim. Öncelikle kendinizi negatif bir ruh halinde bulduğunuzda bu durumun farkına varmanız önemlidir. Örneğin, normal bir ruh haliyle oturduğunuz bir gün kitabınızı okumaktasınız. O sırada bir telefon geliyor ve ne zamandır görüşmediğiniz bir arkadaşınız hattın diğer ucunda. Onunla bir konu hakkında konuştunuz ve konuşma sonrası içinizde nedeninizi bilmediğiniz bir sıkıntı belirdi ve artık aynı keyifle kitap okuyamıyorsunuz. Bu duygu size tanıdık geldi mi. Gelin bu duyguya bir göz atalım. Sadece duruma ve duygularınıza yoğunlaşın ve İçinde bulunduğunuz andan geriye birkaç dakikaya bir göz atın neler yaptınız, hangi konu hakkında konuştunuz,ne aklınıza geldi , ne zaman sıkıntı hissetmeye başladınız, fark etmeden bir duygu geçişi yaşamış olabilir misiniz. Arkadaşınızın bahsettiği durum, yer ya da davranış zihninizde sizi etkileyen bir durumun ‘’geri çağırma tuşuna’’ basmış olabilir mi? Peki böyle bir durumda ne yapacağız aslında ipucu burada. Durum sizi eğer uzun süreli( birkaç gün ya da bir hafta) negatif bir ruh haline sokuyorsa bir uzmandan yardım almanız yerinde olacaktır. Ama nispeten daha anlık bir duygu geçişi yaşadıysanız tavsiyem; bu size ne hissettiriyor? Yoğun bir sıkıntı mı, rahatlama veren bir hafiflik mi vs. Burada o duyguya gitmek, kendimize zihnimize sorular sormak, yüzleşmek istemediğimiz tarafımızla olan iletişimimiz hakkında bize oldukça faydalı geribildirimler veriyor olacaktır. Geçici negatif duygu yoğunluğu hissettiğinizde: “Yaşadığım bu duygu şu an içinde bulunduğum düşünce sonucu oluştu, bu duygu geçecek diğer duygularımda olduğu gibi birazdan kendimi iyi hissettiğim ruh halimde olacağım’’ telkininde bulunarak yaşadığınız negatif duygu durumu yoğunluğunu azaltabilirsiniz.

Hakkında burak

Avatar

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Machka Zarafetiyle Yeni Yılın İlk Günlerine Işıltılı Bir Karşılama

Machka Zarafetiyle Yeni Yılın İlk Günlerine Işıltılı Bir Karşılama Feminen görünümü kusursuz el işçiliği ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.