Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / MODA, ÇIPLAKLIK, PARA, YARIŞMA KARIŞTIRILIYOR

MODA, ÇIPLAKLIK, PARA, YARIŞMA KARIŞTIRILIYOR

 Fulya Öztürk Placing

Stratejik İmaj ve Stil Danışmanı, Yaşam ve Oyuncu Koçu

http://www.facebook.com/fulyaozturkplacing

fulyaozturkplacing@gmail.com

MODA, ÇIPLAKLIK, PARA, YARIŞMA KARIŞTIRILIYOR

Giyinmenin iki önemli ve onu güzel kılan unsuru var. Biri iyi görünmek biri de zamana ait olmak.

Herhangi bir tişörtle de iyi görünebilirsiniz. Bu tişört 80’lere ait düşük omuz dikişli de olabilir, vücudunuzu saran 2000’ler body’si de… Ama bir aksesuarla da içinde bulunduğumuz yıla ait yapıverirsiniz onu. Aksesuarı çıkardığınızda tişörtün ait olduğu yıla, yeniden taktığınızda bu yıla ait olabilirsiniz. Ya da 1940’ların blazerleriyle kadın veya erkek klasik bir şıklığa kavuşur zamansız olursunuz hem de iyi görünürsünüz…

Giyinemeyen de iki tür insan var. Ya sürekli siyah giyip kendini kategori dışında bıraktığını sananlar ya da sürekli dekoltesini, bacaklarını açma ihtiyacı olan “çıplakmania”lar. Rüküş giyinen insanlar giyinemeyen değil giyinmeyi bilmeyen insanlardır… Sürekli siyah giyinenlerin ya temsil ettiği bir grup ya kilo gibi saklamaya çalıştığı ayıp vardır. Bunlar aynada kendilerine bakmazlar ama eleştirmeye gelince herkesi baştan ayağa süzmeyi ve eleştirmeyi çok iyi bilirler. Benim bir kartvizitimi göstermenizi veya bu yazının linkini paylaşmanızı dilerim. Dekoltesini, bacaklarını açmaya çalışanlar modayı moda olmaktan çıkararak kendilerine uyarlarlar. Aldıkları bir kıyafet aldıkları gibi kalmaz, muhakkak bir terzi elinden yeniden geçer. Terziler için sevinirim bu mesleği yaşatmak gerekir ama inanın asıl sıfırdan kendi bedeninizde bir şey diktirseniz terziler bu meslek bileziklerinin değeriyle mutlu olurlar…

Yazının başlığındaki moda ve yarışmayı karıştıranlar ise en vahim grup bana kalırsa. Bir mağaza yeni sezon ürünlerini koyar koymaz bu kişiler hemen parçalar satın almaya ve giymeye başlar. Mart ayında yaz sezonu bluzu, Ağustos sonunda boğazlı kazak giymişleri çok görüyorum. Ayrıca çok pahalı markalardan en eşi bulunmaz, sadece o çok pahalı markada üretilmiş ve yeter ki o marka olduğu belli olsun diye çirkin çirkin parçalar alanlar da var. Hem o çok pahalı markayı yanıltırlar – çünkü marka ekibi bunların alınabilirliğini gördükçe koleksiyonlarını yanlış yönlendirir, onlar da tüccar gelir kazanmaları gerek – hem de onca parayı bunlara dökerek az çok alay konusu olurlar.

Moda kendi tarzınızdır; ne sezon başında sezon kıyafetlerini giymeye başlamak, ne dekolte açmak, ne marka yarıştırmak ne de üzerinizde iyi durmayan bir şeyi giymekte ısrar etmektir. Siyah giymek hiç değildir. Ha, siyah asil yapar ama gerçekten yüzünden asalet akanları…

Moda alışverişi düşünerek, danışarak, çok mağaza dolaşarak, terziye kişisel dikim için giderek gerçekleştirilir. İşini iyi yapan, dikişi mükemmel hazır giyim markalarından şaşmasanız da olur ama modayı yarışmak için kullanmamalısınız. Üzerinizde iyi durduğunu bildiğiniz bir parça için de sonuna kadar mücadele etmelisiniz, eskise de, kilo vermeniz veya pahalıysa hesaplı alternatiflerin muhakkak olduğunu hatırlamanız gerekse de…

Hakkında Fulya ÖZTÜRK PLACING

Fulya ÖZTÜRK PLACING
Yakın arkadaşlarından başlayarak onları aşkın kişinin cesaretle adım atamadığı ve tıkandığı alanlarda verdiği tavsiyelerle hayatını değiştirmiştir. Freelance şirket danışmanlıklarıyla Stratejik İmaj & Stil Danışmanlığı, Yaşam ve Oyuncu Koçluğu’nda kariyerde karar kılan Fulya Öztürk Placing’in, Kanal 6, NTV, Dünya Gazetesi, Ciner Yayın Holding ve MPR İletişim Danışmanlığı’nı kapsayan medya deneyimi 17 yılı bulmaktadır. Kamera arkası işler, editörlük ve muhabirlik yaptı, ünlü bir yazarın ödüllü bir öyküsünden uyarlama bir kısa film çekti. İSTEK Özel Uluğbey Lisesi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Gösteri Sanatları Merkezi Tiyatro Oyunculuğu mezunudur. Çok iyi seviyede İngilizce, orta düzeyde Almanca, orta düzeyden az ve geliştirdiği Danca, Fransızca, İspanyolca ve İsveççe bilmektedir. Bir uluslararası festival ve yarışma filmi için İran asıllı İsveçli bir yönetmenin kısa filminde başrol ve Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bir öğrenci kısa filminde rol almıştır. 1993’ten bu yana vokal olarak müzikle ilgilenmektedir. Lise orkestrasında geri vokalde Altın Mikrofon Liselerarası Müzik Yarışması’na katıldı; birkaç yıl sonra Mimar Sinan Şan Bölümü’nden en iyi dereceyle mezun bir isimden 2,5 ay şan dersleri alarak konservatuar çalışmalarına katıldı; arkadaşı Bora Çeliker ile demo kaydı bulunmaktadır. Halen özellikle jazz şarkılarını iyi söylemektedir;. Hobileri moda ve ürün tasarımı yapmak, şarkı söylemek, müzik dinlemek, kitap okumak, arkadaşlarıyla görüşmek, film izlemek, konserlere gitmek, resim yapmaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

HENÜZ ÖĞRENCİYKEN KENDİ MARKASI “ASLEHAN” İLE ARAMIZDA

Aslıhan Hoşgör, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Moda Tasarım Bölümü son sınıf öğrencisi. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir