Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / SOKAK MODASI PODYUMDAN DAHA İLERİDİR

SOKAK MODASI PODYUMDAN DAHA İLERİDİR

İstanbul Kültür Üniversitesi Moda Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Serpil AYMAZ

MODANIN GELECEĞİ

Moda son yıllarda inanılmaz derecede yön değiştirmiştir. Bireysel olarak kendini ifade etmenin yükselişi, ‘’modanın demokratikleşmesini’’ harekete geçirmiştir. Tüketici daha önce olmadığı kadar çok seçeneğe sahiptir ve ‘’daha fazla dinlenilmektedir.’’ Müşteriler artık ‘’tanımlanmak’’ için, etek boylarının ve neyin ‘’kabul edilebilir’’ olup neyin olmadığının söylenmesine gönüllü değillerdir.

Modanın kalbinde ikiye bölünme vardır: Bunlar ortama uyum sağlama arzusu ve ortamda dikkat çekme arzusudur. Görünümler kültürler arasında farklılıklar göstermektedir. Örneğin Çin, ve Hindistan’daki orta sınıfa doğru olan güçlü yön değişiklikleri, gelişmelerindeki bu safhada, ortama uyum sağlama arzusunda, ifadesini bulma olasılığı yüksektir. Çünkü Çinli ve Hintli tüketiciler, daha geniş ve küresel değerlerle kimlik bulmanın faydasını algılamaktadırlar. “Şık ve rahat’’ bir A.B.D tarzı, İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden A.B.D askerlerinin “kot giyim’’ tarzının kısmen Avrupa ve İngiltere’de benimsendiğini aynı şekilde kabul etmektedirler. Başka birinin tarzının benimsenmesi, bir diğer kültürün değerlerinin kabul edilmesi için olan arzuyu (algılanmış başarı ve gücün paylaşılması arzusu) işaret etmektedir.
Son günlerde “gelişmiş” Batı’nın medyasında somutlaşan, bir başkası olma arzusudur. Şöhret giyimi, tümüyle yeni bir kategori olarak görülmektedir. Moda her zaman modern ve modaya uygun olma arzusuyla sürüklenmiştir. Neredeyse tek başına mor rengi benimseten Kraliçe Victoria’nın inanılmaz etkisinden şımarık Hilton kardeşlerin hayatlarına, her zaman başkalarının tarzına öykünmek için bir arzu varolmuştur.
Öyleyse gelişmiş ve yeni gelişen kültürlerde, ortama uyum sağlamak oldukça önemlidir. Moda üretimi, temsil ettikleri potansiyel karı çoğaltmak için önemli detayları ve ürünleri yerine koymaya çalışan bu sürece bağlıdır. Denklemin bir diğer yanı, yaratıcılığın, dikkat çekme ve farklı olma arzusunun hedefidir. Sürünün bir takipçisi olarak değil de sıra dışı olarak görülme ihtiyacı, modanın en önemli motorudur. Bu durum, aynı zamanda modanın riskli yanıdır. Yaratıcılık, sıklıkla sınırsız türleri yeniden geri dönüşüme sokmaktadır ve ısmarlama “couture” butiklerinin kalbindeki tasarımcılar her yeni tasarımın başında, becerilerini ifade ederken, aynı zamanda daha önceki tasarımcıların becerilerini ve tarzlarını da harekete geçirmektedirler. Tom Ford tasarımları Gucci’nin mirası olmasaydı bu kadar arzulanır ve övgü alır mıydı? Galliano, Dior arşivi olmaksızın bu kadar “radikal” olarak görülür müydü? Bunların herhangi biri para imkanı olmaksızın ve bu tasarımcıların becerilerinden, hayal gücünden istifade edebilen çok az kadının zevki olmaksızın mümkün olur muydu? Ismarlama butikleri ve “güçlü” işletmelerin asıl işi, her zamanki faaliyetlerinden daha fazla, aksesuar, renkli ve esanslı suyu devasa karla satmak olmuştur. Bu zeminde giyim, tüketim için sonsuz bir dizi görsel sağlayarak bir markanın algılanan değerini hareket ettirmek için var olmaktadır.

Artık mesele podyumdan alınan detayların sokak modasına kopyalanmasından çok uzaktadır. Sokak modası, çoğu zaman podyumdan daha ileridedir. Zara, sadece modacıları kopyalamakla ayakta kalamazdı. Modacılar, sokak modası, hızlı moda ve üreticilerin hepsi sokak tarzından etkilenmektedir. Bireysel tüketicinin piyasada olanla yaratıcı olma becerisi, bu durumun anahtarıdır. Büyük şirketler, yenilikçi, farklı kaynaklardan veya kültürlerden kıyafetleri özgün bir ifade yaratmak için bir araya getiren hazır giyime uyum sağlayan bireyleri bulmak için servet harcamaktadırlar.

Hakkında Serpil Aymaz

Serpil Aymaz
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu, Serpil Aymaz, okul yılları dahil olmak üzere tekstil sektöründe çalışmaya başlamıştır. Tekstil tasarım ve tekstil üretim planlaması dalında uzun yıllar yöneticilik yapmıştır. Haliç Üniversitesi, Moda ve Tekstil Tasarım bölümünde yüksek lisansını tamamladıktan sonra, 2012 yılında Kültür Üniversitesi, Moda Tasarım bölümünün kurucu ekibiyle birlikte sektör deneyimlerini ve bilgilerini aktarmak üzere öğretim görevlisi olarak göreve başlamıştır. Aynı zamanda Pozitif Desen Tasarım Ofisi olarak, yurtiçinde ve yurtdışında sektörün dev markalarına desen tasarım ve baskı öncesi hazırlık hizmeti vermektedir. 2017 yılının Mayıs ayında yaptığı defile ile kendi markası olan Misurafit’i yine kendi desen ve tasarım ve modelleri ile beğenilerinize sunmuştur. Hedefi, sektöre ilgi duyan öğrencilerine yol göstermek, en değerli varlığı olan kızı ve oğluna firması ve markasını emanet etmektir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KİĞILI İLKBAHAR / YAZ KOLEKSİYONU ‘LAND AND SKY’ TEMASI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir