Yeni giysi satmak üzerine kurulu bir iş modelinde müşterilere eski kıyafetlerini onarmayı öğretmek ilk bakışta çelişkili görünebilir. Ancak Uniqlo, Zara, Levi’s ve Primark gibi dünyaca ünlü markalar için mağaza içi tamir hizmetleri ve dikiş atölyeleri; çevreyi korumak ve bütçesini dengelemek isteyen Z Kuşağı tüketicilerini çekmenin en yeni yolu haline geldi.
Dünya genelinde her saniye bir çöp kamyonu dolusu tekstil atığının çöpe gittiği veya yakıldığı tahmin edilirken, genç tüketicilerin ikinci el pazarına ve tamir kültürüne yönelmesi markaları aksiyon almaya zorluyor.

Markaların Tamir ve Eğitici Atölye Stratejileri
Giyim devleri, gençlerin gardırop ömrünü uzatma isteğine yönelik farklı programlar yürütüyor:
Levi’s: Lise öğrencilerine yönelik 90 dakikalık el dikişi dersleri düzenliyor. Öğrencilere düğme dikme, paça boyu ayarlama, yama yapma ve yırtık onarma teknikleri öğretiliyor.
Primark: 9 farklı ülkede 730’dan fazla ücretsiz “Love It For Longer” etkinliği düzenleyerek müşterilere fermuar ve düğme değiştirme gibi temel onarım becerilerini aşılıyor.
Uniqlo: Seçili mağazalarında geleneksel Japon nakış sanatı sashiko ile onarım, nakış işleme ve kreatif dönüştürme gibi geniş bir bakım hizmeti sunuyor.
Zara: Müşterilerin kullanılmış ürünlerini satabilmeleri, temel tadilat ve tamir talebinde bulunabilmeleri için geliştirdiği dijital platformu 17 ülkede aktif olarak kullanıyor.

Eleştiriler ve Ticari Zorluklar
Atılan bu adımlar marka imajını güçlendirse de çevre uzmanları ve analistler konusunda temkinli. İklim uzmanları, tekstil sektörünün ana çevresel zararının aşırı üretimden kaynaklandığını, mağaza içi tamirlerin artan üretim hacminin yanında çok küçük bir ölçekte kaldığını savunuyor.
Öte yandan, yeni bir giysi üretmenin mevcut bir giysiyi el işçiliğiyle tamir etmekten daha ucuz olması, markalar için ticari bir engel oluşturuyor. H&M gibi devler, bu tür çevreci hizmetlerin sürdürülebilir bir iş modeline dönüşebilmesi için hükümetlerden vergi teşvikleri talep ediyor.


