New York merkezli çağdaş sanatçı Tomokazu Matsuyama ve A-POC ABLE ISSEY MIYAKE (A-POC ABLE), “TYPE-XII Tomokazu Matsuyama projesi” kapsamında tasarladıkları yeni ceketi tanıttı.

Süreç, Matsuyama’nın 2025 baharında Tokyo’daki Azabudai Hills Gallery’de düzenlenen “FIRST LAST” başlıklı ilk büyük kişisel sergisiyle başladı. Sergi için özel olarak hazırlanan sınırlı sayıdaki tasarımın büyük ilgi görmesi, sanatçının eserlerini “Tek Bir Kumaş Parçası” (A Piece of Cloth) anlayışıyla yeniden kurgulayan bu yeni ceketin doğmasını sağladı. Projeye adanan özel bir sergi 31 Ağustos 2026 tarihine kadar ISSEY MIYAKE / NEW YORK bünyesindeki MADO galerisinde ziyaretçilerle buluşacak
Sergide, projeyle bağlantılı tabloların yanı sıra Matsuyama’nın görsel dünyasından kumaşa aktarılan ve tavandan sarkıtılan tekstil enstalasyonları yer alıyor. Tablolar, tek bir kumaş parçası, bedeni sarmalayan giysiler ve sergi alanının kendisi bir araya gelerek her bir unsurun diğeriyle ilişkisini yeniden tanımladığı bütünsel bir diyalog sunuyor. Ancak bu çalışmayı yalnızca bir sanat eserinin giysiye basıldığı sıradan bir “iş birliği” olarak tanımlamak eksik bir yaklaşım olur. Matsuyama ve A-POC ABLE’ın hedeflediği şey, bir ifade biçimini diğerine doğrudan aktarmaktan çok daha derin. Tablo ve giysi, kendi özgün karakterlerini koruyarak bir araya geliyor ve aralarındaki ilişki temelden yeniden inşa ediliyor.

Sıradan Bir İş Birliği Değil, Ortak Bir Üretim Süreci
Projenin merkezinde, hem Tomokazu Matsuyama’nın hem de A-POC ABLE tasarımcısı Yoshiyuki Miyamae’nin geleneksel “iş birliği” (collaboration) kavramına mesafe koyması yatıyor.
Sergi kataloğundaki söyleşide Matsuyama, farklı alanlardan yaratıcıların temasa geçmesiyle ortaya çıkan durumu “yaratıcı DNA’ların kesişimi” olarak tanımlıyor. Amaç, disiplinlerin birbirinin dilinde kaybolmadan bir diğerini etkilemesi. Sıradan logoları veya ikonik motifleri yan yana getirmek yerine, tarafların birbirlerinin düşünce dünyasına ve üretim süreçlerine derinlemesine dahil olması gerekiyor.
Miyamae ise “iş birliği” kelimesine duyduğu mesafeden ötürü, ortak bir süreç üzerinden birlikte üretmeyi ifade eden Japonca kyōgyō terimini tercih ettiklerini belirtiyor. Yalnızca tamamlanmış bir motifi giysinin yüzeyine yerleştirmek yerine, yeni bir eserin kurgulandığı ve üretildiği tüm süreci paylaşmanın asıl değeri oluşturduğunu vurguluyor.

Farklı Bağlamların Oluşturduğu Yeni Bir Peyzaj
Miyamae, Matsuyama’nın eserleri ile A-POC ABLE arasındaki bağı şu sözlerle ifade ediyor:
“Matsuyama’nın eserleri farklı kültürleri, dönemleri ve değerleri bir araya getirerek yeni bir görsel peyzaj oluşturma gücüne sahip. Farklı unsurlar yan yana gelmekle kalmıyor, birbirleriyle kurdukları ilişki üzerinden yeni bir bakış açısı kazanıyor.”
Matsuyama’nın tabloları Doğu ile Batı’yı, antik ile çağdaşı, figüratif ile soyutu tek bir tuvalde buluşturuyor. Miyamae bu yapıyı, A-POC ABLE’ın giysi üretimine yaklaşımıyla bağdaştırıyor:
“A-POC ABLE da malzeme, teknoloji, beden ve giysiyi taşıyan kişi arasındaki ilişkileri sürekli değerlendirerek üretim yapıyor. ISSEY MIYAKE’nin giyme eylemiyle tamamlanan ‘tek bir kumaş parçası’ fikri, Matsuyama’nın izleyiciyle kurduğu ilişkiyle genişleyen sanatsal yaklaşımıyla birebir örtüşüyor.”

A-POC, “A Piece of Cloth” (Tek Bir Kumaş Parçası) ifadesini temsil ediyor. Bilgisayar kontrollü üretim sayesinde giysi için gerekli tüm parçalar kesintisiz tek bir kumaşın içine önceden işleniyor ve giysi, kullanıcının bedeniyle buluştuğunda form kazanıyor. Benzer şekilde Matsuyama’nın eserleri de tuval üzerinde sabit bir anlamla sınırlı kalmıyor; izleyicinin kültürel birikimine göre yeniden şekilleniyor. İki tarafın en güçlü ortak noktası, gözle görülür stillerinden ziyade, eser ile onunla temas kuran kişi arasında anlamın ortaya çıkmasını sağlayan bu ortak mekanda bulunuyor.



