Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / TEHLİKELİ AKSESUARLAR

TEHLİKELİ AKSESUARLAR

 Fulya Öztürk Placing

Stratejik İmaj ve Stil Danışmanı, Yaşam ve Oyuncu Koçu

http://www.facebook.com/fulyaozturkplacing

http://twitter.com/FOzturkPlacing

fulyaozturkplacing@gmail.com

TEHLİKELİ AKSESUARLAR

Moda olmaları veya bir klasik olmaları tamam da üzerinizde taşıdıklarınızın sağlıklı olup olmadığını düşünüyor musunuz?

Sokakta gördükçe irkildiğim parçalar var; ne var ki herkes hepsini taşımaya çok meraklı. Bazen durup dururken kuyrukta, vapur iskelesinde veya bilet gişesinde laf atıp konuşmaya başlıyorum insanlarla.

“Gözlükleriniz çok güzel görünüyor ama UV filtreli mi yoksa gözbebeklerinizi yakıyor mu?”…”Ayakkabılarınız çok güzel görünüyor ama hangi maddeden üretildiğini biliyor musunuz?” Tabii ki insanlar tanımadıkları birinden direkt bir fikir alınca irrite oluyor ama ne kadar denizyıldızını denize geri atsam kâr ettiğimi düşünüyorum…

İşte sağlığınızla oynadığınız aksesuarlar:

1. UV filtresiz gözlük: Bir güneş gözlüğü pahalı olmak zorunda değil. Tekstil markaları da tamamlayıcı aksesuar olarak çok güzel ve UV filtreli güneş gözlükleri sergiliyor raflarında… Ama işporta gözlük de almayın. Ultra viyole filtresi olmazsa gözlüğünüz gözbebeklerinizi yakar.

2.Parmakarası terlik: Ayak parmak arası derilerinin en az göz kadar hassas olduğunu biliyor muydunuz? Mikrop emmeye bu kadar açık olan o ince ve savunmasız deriye plastik ve ne tür kanserojen bir boyayla boyandığı belli olmayan ‘parmakarası terlikler”i geçiriyorsunuz ya şaşıyorum! O plastik ve kötü boya her saat o ince deriyi rendeliyor ve kanserojen maddelerini derinize emdiriyor. Bir de o hiçbir yerden ayağınızı tutmayan terlik ayağınızdan düşmesin diye en sondaki küçük ayak parmaklarınızı kıvıra kıvıra kemiklerini yamulmaya alıştırıyorsunuz. Değer mi?

3.Bebek bandı: Yeni doğmuş bebeğe koca gülüyle saç bandı takan kız anneleri! Kafanız nerede? İlk 6 ay baş kemikleri henüz sertleşmeyen bebeklerin başına değil lastik saç bandı, toka bile takmamanız lazım. Niye bebeğin alın bölgesini kalıcı olarak daraltmaya bu kadar meraklısınız?

4. Piercing: Rockçısın, aykırısın da hijyeni bu kadar mı önemsemiyorsun? Dil piercingi iltihaplanan birinitanımıştım bir 10 yıl kadar önce. Kızcağız iki hafta balon gibi dille dolaşmıştı. Ne yemek yiyebiliyor ne de konuşabiliyordu. Bir de göbek deliğindeki piercingi pantolonunun bel kemerine takılıp deriyi, eti yırtan birini duymuştum. Piercingin illa deri içinden geçmesi gerekmiyor. Küpe gibi geçici ve yapıştırılarak takılan halka versiyonları da var. Aranır, bulunur.

5. Boyundan ağır çanta: Ekonomi muhabiriyken bu hatayı ben de yapmıştım. Bir cüzdan büyüklüğündeki boyundan çapraz çantama sadece röportaj teybimi ve pillerini koymuştum. Bu bile boyun fıtığının eşiğinden dönmeme sebep oldu. Siz siz olun çapraz çantalarınız çok küçük bile olsa ağırlıklarla doldurmayın.

6. Sıkı evlilik yüzüğü: Hepimiz aşkımızın nişanesini hep elimizde taşımak isteriz. Bunu on yıllarca ve hiç parmaklarından çıkarmadan yapan insanlar biliyorum. Elleri suyun altına gidiyor; su topluyor; kilo alınca o parmak şişiyor… Bir bakıyorsunuz kan dolaşımı artık durma noktasına geliyor. Bana kalırsa aşkın nişanesi o yüzük değil, eşinize her gün ve insanların içinde de söylemekten çekinmeyeceğiniz “Seni Seviyorum” cümlesi.

7. Dar kot pantolonlar: Yalnızca kızlar değil erkekler de çocuk sahibi olma şanslarını yarıya indiriyorlar dar kot pantolonlarla… Vücut hatlarınızı dar kot pantolonlar satmıyor; sizin ne kadar kaliteli giyindiğiniz daha önemli aslında. Beli itibarıyla kafası vazoya sıkışmış kedi gibi görünen, iç organları birbirine girmiş insanlar ne yazık ki göze hiç hitap etmiyor.

8. Karda takılmayan bere/atkı: Havalı görüneceğim diye soğuk havada atkı takmayanlara tek söyleyeceğim yüz felcine davetiye çıkardığınız. Hemen değil ana yavaş yavaş… Ve kesin sonuç…

9.Suni deri: Plastik nedir ya? Ne zaman tas ve leğenden sonra üstümüze giyilsin diye uydurulmuştur?? Deri alın cildiniz nefes alsın. Ucuz deriler de var korkmayın. Ha bir de deri aldıkça piyasada derinin ucuzlayacağını da hiç unutmayın.

10. Naylon iç çamaşırları: Bunlar da kanserojen. Hem en hastalığa açık en hassas bölgelerinizi ter içinde bıraktırıp hem de ne boyasıyla boyandığını bilmediğiniz naylon tekstilin boyasının terinize karışarak derinizin daha iyi emmesini sağlıyorsunuz. Pes diyorum!

12. Kaplama takılar: Altın kaplama da imitasyon takılar da dahil kaplamalı takıların sağlık için hiçbir garantisi yok. Deriniz bir takıyı paslandırmaya başladıysa oksitlenme meydana geliyordur. Artık o takıyı takmaya niye ısrar ediyorsunuz? Ucuz olsun diye bakırla üretilip bilmem ne suyuna batırılan takınızdan bir an önce kurtulun.

Hakkında Fulya ÖZTÜRK PLACING

Fulya ÖZTÜRK PLACING
Yakın arkadaşlarından başlayarak onları aşkın kişinin cesaretle adım atamadığı ve tıkandığı alanlarda verdiği tavsiyelerle hayatını değiştirmiştir. Freelance şirket danışmanlıklarıyla Stratejik İmaj & Stil Danışmanlığı, Yaşam ve Oyuncu Koçluğu’nda kariyerde karar kılan Fulya Öztürk Placing’in, Kanal 6, NTV, Dünya Gazetesi, Ciner Yayın Holding ve MPR İletişim Danışmanlığı’nı kapsayan medya deneyimi 17 yılı bulmaktadır. Kamera arkası işler, editörlük ve muhabirlik yaptı, ünlü bir yazarın ödüllü bir öyküsünden uyarlama bir kısa film çekti. İSTEK Özel Uluğbey Lisesi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Gösteri Sanatları Merkezi Tiyatro Oyunculuğu mezunudur. Çok iyi seviyede İngilizce, orta düzeyde Almanca, orta düzeyden az ve geliştirdiği Danca, Fransızca, İspanyolca ve İsveççe bilmektedir. Bir uluslararası festival ve yarışma filmi için İran asıllı İsveçli bir yönetmenin kısa filminde başrol ve Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bir öğrenci kısa filminde rol almıştır. 1993’ten bu yana vokal olarak müzikle ilgilenmektedir. Lise orkestrasında geri vokalde Altın Mikrofon Liselerarası Müzik Yarışması’na katıldı; birkaç yıl sonra Mimar Sinan Şan Bölümü’nden en iyi dereceyle mezun bir isimden 2,5 ay şan dersleri alarak konservatuar çalışmalarına katıldı; arkadaşı Bora Çeliker ile demo kaydı bulunmaktadır. Halen özellikle jazz şarkılarını iyi söylemektedir;. Hobileri moda ve ürün tasarımı yapmak, şarkı söylemek, müzik dinlemek, kitap okumak, arkadaşlarıyla görüşmek, film izlemek, konserlere gitmek, resim yapmaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KENDİMİZE BİRAZ ZAMAN TANISAK?

Merhabalar, Bugün size hayatımızda var olan veya yeni oluşmakta olan durum ve olgulara nasıl baktığımızdan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir