Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / ÇOCUKLAR NEDEN SORUMLUDUR?

ÇOCUKLAR NEDEN SORUMLUDUR?

BURCU POLATDEMİR/ NLP UZMANI VE PROFESYONEL YAŞAM KOÇU

Sorumluluk almak size ne ifade eder? Yaşadıklarınız için kendinizi yeterince sorumlu hisseder misiniz? Peki, çocuklarınıza sorumluluk yükler misiniz? Etrafımızda bizim dışımızda bir dünya var bizler de dış gözlemci olarak duyu organlarımızla bu dünyayı algılamaktayız. Hayati ihtiyaçlarımız dışında sosyal olarak da birer bireyiz. Tüm bunlarla beraber kendimize, ailemize, ebeveyn olarak çocuklarımıza, sahip olduğumuz işimize ve çevremize karşı bazı sorumluluklarımız var daha doğrusu hepimizin bir alanı var ve en başta bu alanlara karşı nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili sorumluyuz. Çocukluktan ergenliğe geçişte de sosyalleşmenin getirdikleriyle sorumluluklarımıza yenilerini ekliyor büyüdükçe de yeni sorumluluklar alabilmenin büyümenin bir parçası olduğunu hepimiz anbean deneyimliyoruz..
Peki, şimdi içinde bulunduğumuz durumda çocuklar bu durumda hangi yollardan geçiyor, onları sorumluluk alma duygusuyla ne derece tanıştırabiliyoruz. Yapmak istediklerinin farkında olarak verilen sorumluluğun altında kalarak mı ilerliyorlar sizce yoksa sorumluluk kelimesi sadece büyüklerin kullandığı anlamını henüz öğrenmek zorunda olmadıkları yabancı bir kelime mi onlar için..
Şöyle bir geriye baktığımda son 10 yılda bireylerin kendilerini ifade edebilmeleri ve tanımaları için seçenek sayısız nokta olduğunu görüyorum ve düşünüyorum da benim çocukluğumda bu kadar farkındalık ve açılım yoktu. Âmâ şöyle bir algı vardı. Sorumluluğunu bilen çocuk akıllıdır, toplum kurallarına uyar, ailesine uygun davranır vs. Hatta yaşından büyük olgunluk gösteren, nispeten diğer yandaşlarından sessiz ağırbaşlı hareket eden, ailesinin bazı ihtiyaçlarını kolaylaştıran çocuklar övülür, diğer akranlarına örnek teşkil ettikleri için nasihatlerde baş sıralarda bahsedilirdi. Benim yetiştiğim dönemde böyle ‘örnek çocuk ’vakalarına sayısız rastlamışlığım vardır. Arkadaşları içinden daha asi çıkış yapan çatlak sesler kınanır, dışlanır ve diğerlerine benzemesi için uzun nasihatler verilirdi hatta istenildiği şekilde davranmazlarsa diğerleriyle kıyaslanır kötü örnek olmakla korkutulurdu. Gerçekten farklı olmak da ayrı bir sorumluluktu çocuk için. Düşünüyorum da ne kadar sancı vericiymiş. Diğerlerinden farklı olmak büyüdüğünde sorumsuz bir birey olmak mıdır? Ya da diğerlerinden nispeten haylaz olması daha mı az sevdirirdi kendini büyüklerine akranlarına göre?
Konulara farklı yaklaşan toplumun tekdüze kurallarından farklı düşünen bireylerin yetişmesi ne kadar korkutucu olabilir tabi düşününce enteresan geliyor. Çocukların gelişiminde sorumluluk duygusu önemlidir fakat bunu ciddi kararlar noktasına getirmek çocukta bir baskı oluşturacağı gibi birey olarak kendisine yeterince güven ortamının gelişmesine de engel olur.
Sınav kaygısı, gelecek şekillendirirken çıkacak sonuçlara yönelik felaket senaryoları üretmek, ebeveynlerin yaptığı hatalardan bazılarıdır. Şuna seviniyorum ki 90 ‘lı yıllardan sonra doğumlu büyük çoğunluğu Y ve Z kuşağına ait tüm bireyler, tam anlamıyla özgürlüklerinden ve istedikleri amaçlar peşinde koşmaktan bıkmayacaklar. Otoritelerin ve sistemin onların gelecekleriyle ilgili bazı korkutmalarına pek de aldırmadan ne istediğini bilen, özgün fikirlerin olduğu, her ne kadar bilgisayar çağı çocukları olsalar da BİR olma bilincine sahip, korkutularak bir şey yaptırılamayan bireyler olduklarını gözlemliyorum. Onların önceki kuşağın ‘’toplum dayatmaları’ ’listelerine takılmadan ama değerlerine de sahip çıkarak dozunda ve her yaş aldığında birey olmanın bilinciyle hassas miktarlarda aldıkları sorumluluklarla inandıkları yollarda yürüyeceklerine inanıyorum.
Dolayısıyla her çocuk kendi öz benliğiyle doğar, aile eğitimiyle yaşadığı ortam ve şartlarla zihinsel haritaları zamanla şekillenir. Çocuğunuz diğerlerinden farklı özelliklere sahip diye kıyaslamalar yapmak, arkadaşlarının sınav sonucunu farklı bir noktada gösterip onların kendilerine güvenini zedeleyecek şekilde sorup irdelemek onlara haksızlık etmektir. Onlara ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarına inanmalarını sağladığınızda ve bir öğrenci olarak kendi kapasitesinin de farkında olarak verimli olmasına çalışmak onun gerçek potansiyeliyle karşılaşmasını sağlar. Bunu fark eden çocuk ergenliğinde de bu bilinçle davranır. Sınav baskısı, diğerleri ne yapmış kıyaslamaları güven azaltıcı hisleri geliştirir. Gerek ebeveyn olarak sizlerin ve etrafımızda bulunan minik arkadaşlarımızın farkındalıkla gelişip eğitilip büyümeleri sahiden kıymetlidir. Hayatımızdaki sorumluluğun dozu arttığında biz yetişkinlere bu ne kadar ağır geliyorken minik dostlarımızda ne tür yetersizlik duygularının arttırdığını tahmin etmek zor olmaz bu durumda kendimize de bir kez daha özeleştiri yapmak yerinde olacaktır.
Hepinize iyi haftalar

Hakkında Burcu Polatdemir

Burcu Polatdemir
İstanbul Üniversitesi mezunu olan Burcu Polatdemir, ortalama 16 senedir çalışmış olduğu  perakende şirketlerinde vermiş olduğu iletişim ve motivasyon kaynaklı eğitimleri gitgide  büyüterek birçok şirketin başarısına destek olmuştur. İstanbul Üniversitesi'nde Dış Ticaret Eğitimi, La Salle Internatıonal Academy'de hazır giyim sertifika programı almış olup, iyi derecede İngilizce ve İspanyolca bilmektedir. Ortalama 2,5 senedir milliyetblog/yasamsenin bloğunda kişisel gelişim yazıları yazmakta olup, modatava.com internet sitesinde düzenli köşe yazıları paylaşmaktadır. Bu yola çıkarken onu harekete geçiren ilk duygunun ''başkalarının hayatında farkındalık yaratmak'' ve ''hayatlara bir nebze olsun ışık tutabilmek''diye belirten  Burcu Polatdemir, bu mottoyu onu harekete geçiren  en önemli motivasyon kaynağı olarak belirlemiştir. Bütün bunlarla birlikte; Avrupa ve Amerika'da katılmış olduğu seminerlerde koçluk kavramının'' insan hayatına destek''olgusuyla bütünleşmesi hayat amacının ne kadar doğru olduğunu göstermiş kendisine. Burcuileyasamsenin markasını kurarak, yaklaşık 5 senedir Nativa Coaching'te yürütmüş olduğu koçluk mentörlüğüne ve  NLP uzmanlığına kendi markasıyla devam etmektedir. Eğitimini  Almanya Münih kaynaklı VİVA Coaching and Therapy Enstitüsü aracılığıyla tamamlayan Burcu Polatdemir, Quantum alanında çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır. Bireysel koçluk, ebeveyn koçluğu, öğrenci koçluğu ve satış koçluğu alanlarında aktif hizmet vermektedir. Burcu Polatdemir, İletişim kurabildiği kişinin hayatına, fayda sağlayacak farkındalıklarla ışık tutabilmeyi hedeflemiş olmaktan mutluluk duyuyor ve her geçen gün bu sayının artması onun en büyük kıvanç kaynağı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

UCUZ VE ŞIK GİYİNME TÜYOLARI

Aslında herkes giyimine özen göstermeyi sever .Kimi daha az kimi daha çok.Şık giyinen insanın psikolojisi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir