Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / MODACILAR BİRBİRİNİN KOPYASI ŞİRİNLER GİBİ!

MODACILAR BİRBİRİNİN KOPYASI ŞİRİNLER GİBİ!

 Fulya Öztürk Placing

Stratejik İmaj ve Stil Danışmanı, Yaşam ve Oyuncu Koçu

http://www.facebook.com/fulyaozturkplacing

http://twitter.com/FOzturkPlacing

fulyaozturkplacing@gmail.com

DİZAYN NE DEMEK??!

Dizaynı bir ders gibi anlatacağım aklımın ucundan geçmezdi! Bazı insanlar buna gerçekten zorluyor! Dizayn ”orijinalliktir” bir şirket/modacı/marka hayatında bir defa yarattığı bir tasarımı 50 yıl boyunca aynı şekilde veya her sene birazcık değiştirip karşınıza çıkarırsa o dizayn değil, kalıplaşmış tarzdır. İsim etiketinin olması da ürünleri dizayn yapmaz; ürünün tasarımı orjinal mi ona bakmalısınız.

Buradan ad vermeyeceğim; bir de mahkemeleriyle uğraşmak istemem kendileri suçlu ve güçlü olabilirler; bir seramik firması aynı fincanları, tasları, kaseleri sürüyor, insanlar da dizayn parası adı altında uzun uzun yıllardır bunları pahalı pahalı alıyor. Çok merak ediyorum kurumsal bir şirket olarak hiçbir çalışanını işten çıkarmayınca, müşterilerine ürünleri anlatırken ’dizayn’ diyerek yaşlanan satış elemanları yüzleri kızarmadan nasıl son nefeslerini verdiler? Ve acaba, ilk yıl bunları yaratan adamcağızın torun torbalağına hala tasarım hakları ödeniyor mu?

Bir giyim firması, iki isyan daha. Bildiğiniz ‘60lı yılların balon eteğini veya fötr şapkayı “bu yılki koleksiyonumuzda yeni dizaynımız/tasarımımız” diye nasıl anlatıyorsunuz arkadaşlar? Reklam şirketindeki kreativ, sanat yönetmeni uyuyor musunuz yoksa müşteriniz gülümsesin, yeter ki parasını ödesin diye yanlış ifadeler yaymayı tercih mi ediyorsunuz? Bilmediğinizi varsaymak istemiyorum; bir danışman tutun en basiti.Biliyorsanız da sessiz kalmayın. Bir önerin onlara ”efendim bunlar yeni tasarım değil, yeniden canlandırma” deyin ne çıkar? Belki patronlarını da aydınlatmaya bir katkınız olur.

Daha büyük parça ürünlerde, ev eşyaları, otomobil, yat, kamp gereçleri, çizilmez/yanmaz bilimum mucize de tasarlanır. Yemek odanızdaki masanızın ahşabının hangi ağaçtan geleceğinden tutun kaç ayağı olsun, kaç kiloya kadar taşıyabilsin, indoor/outdoor (iç mekan/dış mekan) gözünüz kapalı kullanabilin gibi ’ağır’ tasarım işlerini düşünen, bilim kafalı müzmin bekar dostlarımıza ise endüstri ürünleri mühendisi denir. Onlar dizayn eder ama tasarlamaktan fazlasını yüklenir.

Bir de çapraşık ifadeler var. Güzel kızımız desen tasarımcısı ama iş tanımını yapacağı başlığa designer” (dizayncı/tasarımcı) yazıyor. Senin de işin kıymetli güzel kızım, elbiselere, nevresimlere, mayolara hayat veriyorsun; sen ilginç desenler yaratmazsan onların hiçbiri satmaz. Desen yarışmalarına o, bu katılamıyor ancak sen katılabilirsin. Bil ve dik yürü. Dizayncı da deme bir daha kendine e mi?

Ha atlamadan, tasarımcının kendi stiline değinmem gerek. Arkadaşlar kendinize de bir stil yaratın; lütfen. Hepiniz hipster, hepiniz denizkızı! Moda dünyası neden birbirinin kopyası Şirinler gibi dolaşıyor? Erkekte dirseğine kadar sıyrılmış kareli gömlek, kızda iğne topuklu bootieler görmekten gına geldi. Danışın arkadaşlar, ”bir bilene” danışmak kötü değil…

Hakkında Fulya ÖZTÜRK PLACING

Fulya ÖZTÜRK PLACING
Yakın arkadaşlarından başlayarak onları aşkın kişinin cesaretle adım atamadığı ve tıkandığı alanlarda verdiği tavsiyelerle hayatını değiştirmiştir. Freelance şirket danışmanlıklarıyla Stratejik İmaj & Stil Danışmanlığı, Yaşam ve Oyuncu Koçluğu’nda kariyerde karar kılan Fulya Öztürk Placing’in, Kanal 6, NTV, Dünya Gazetesi, Ciner Yayın Holding ve MPR İletişim Danışmanlığı’nı kapsayan medya deneyimi 17 yılı bulmaktadır. Kamera arkası işler, editörlük ve muhabirlik yaptı, ünlü bir yazarın ödüllü bir öyküsünden uyarlama bir kısa film çekti. İSTEK Özel Uluğbey Lisesi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Gösteri Sanatları Merkezi Tiyatro Oyunculuğu mezunudur. Çok iyi seviyede İngilizce, orta düzeyde Almanca, orta düzeyden az ve geliştirdiği Danca, Fransızca, İspanyolca ve İsveççe bilmektedir. Bir uluslararası festival ve yarışma filmi için İran asıllı İsveçli bir yönetmenin kısa filminde başrol ve Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bir öğrenci kısa filminde rol almıştır. 1993’ten bu yana vokal olarak müzikle ilgilenmektedir. Lise orkestrasında geri vokalde Altın Mikrofon Liselerarası Müzik Yarışması’na katıldı; birkaç yıl sonra Mimar Sinan Şan Bölümü’nden en iyi dereceyle mezun bir isimden 2,5 ay şan dersleri alarak konservatuar çalışmalarına katıldı; arkadaşı Bora Çeliker ile demo kaydı bulunmaktadır. Halen özellikle jazz şarkılarını iyi söylemektedir;. Hobileri moda ve ürün tasarımı yapmak, şarkı söylemek, müzik dinlemek, kitap okumak, arkadaşlarıyla görüşmek, film izlemek, konserlere gitmek, resim yapmaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KENDİMİZE BİRAZ ZAMAN TANISAK?

Merhabalar, Bugün size hayatımızda var olan veya yeni oluşmakta olan durum ve olgulara nasıl baktığımızdan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir