Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / “TURKEY” DEĞİL; TÜRKİYE’NİN DOĞRU İMAJI

“TURKEY” DEĞİL; TÜRKİYE’NİN DOĞRU İMAJI

 Fulya Öztürk Placing

Stratejik İmaj ve Stil Danışmanı, Yaşam ve Oyuncu Koçu

http://www.facebook.com/fulyaozturkplacing

http://twitter.com/FOzturkPlacing

fulyaozturkplacing@gmail.com

“TURKEY” DEĞİL; TÜRKİYE’NİN DOĞRU İMAJI

Türkiye’nin tanıtımı iyi yapılmıyor ve imaj zedelemeyle yeterince mücadele de edilmiyor. Kafamdaki ilk soru şudur hep; “Ne zaman “Turkey” (hindi) yerine İngilizce olarak da “Turkiye” denmeye başlanacak güzel ülkemize?” Ve her zaman sorarım; “Moda fotoğrafçıları, Hollywood ve turistler 17 milyonluk nüfusuyla modern metropol İstanbul’u, tüm modern gökdelenlerini geride bırakarak neden sadece çingene mahalleleri ve Türk diye turist Arapları fotoğraflayarak ülkelerine götürür? Ve turizm şirketleri posterlerinde neden sadece Sultan Ahmed Camii (Blue Mosque) gösterir de Boğaz’ı zevkle atlar?” İstanbul’un sembolü gerçekten Sultan Ahmed Camii (Blue Mosque) midir? Neden Paris’in simgesi Eyfel Kulesi’dir ya da Londra’nın Big Ben saat kulesidir de bir kilise değildir o halde? Bu yanlışlar Türkiye’ye yanlış imaj verirken, yabancılara doğrusunu anlatmaya mahkum olmak neden? ”Türkiye Türkleri Orta Asya’dan gelmiştir”; ”Avrupa’ya akın eden Hunlar -Macaristan (Hungary)- ve İtalya’daki Etrüskler Türk’tür”, ”Orta Asya’da halen bir çok Türk ülkesi vardır”, ”Arap ülkesi değiliz” diye diye yorulmak… Ha bir de Almanya ve Fransa başta, bir çok batılı ülkenin Arap kökenli milyonlarca göçmen vatandaşı vardır da Türkiye neden Arap andırılır?

George Clooney ve eşi avukat Amal Alamuddin varlığını ispatlamak için sözcü seçildi biliyorsunuz; Ermeni Soykırımının olmadığını da anlatmaya çalıştık. Ûklenin batısında I. Dünya Savaşı’yla boğuşurken, doğuda Osmanlı’yı meşgul eden Ermeniler sebebiyle İstanbul’daki Ermenilerin doğuya göçe zorlandığı işin doğrusu. Fakat bir Hollywood starı daha çok haber oldu… Bu yıl ise, terör örgütleri Türk askerinin terörle mücadelesini internette yaydığı yalan yanlış bilgilerle baltalama ve kurbanı masum halkmış gibi gösterme çabasında. Terör örgütleri sosyal medya aracılığıyla yabancı ülkeleri beş dilde yardıma çağırıyor ve mücadeleyi zorlaştırmaya, savaş çıkarmaya, Türkiye’nin imajına zarar vermeye çalışıyor.

Konu ağırlaşmadan günlük detaylara girererek listeyi kabartalım. Yine turistler İstanbul’a gelir gelmez fes takar poz verir. Kimse de ”Türk şapkası takmak istersen kalpak tak poz ver” demez. Aynı turistler ”kebab” (kebap) diye aradıkları şeyin Afganlardan; ”shisha, hookah” (nargile) diye ısrarla arandıklarının Perslerden; ”hammam” (hamam) diye ısrarla arandıklarının Romalılardan Osmanlı topraklarına geçtiğini neden bilmez?

Türkiye’yi görmeden, görecekleri ülke hakkında biraz olsun okumadan gelirler. Ya da onlara kim anlatmaz? Semazenlere neden ”whirling dervish” (dönen dervişler) derler? Dönenler derviş değildir ki. Ne zaman peynirin, yoğurdun Orta Asya’dan Türk göçleriyle Anadolu’ya, Avrupa ve dünyaya yayıldığını anlatacağız? Ne zaman? Beyaz peyniri Avrupa’da herkes ”Greek feta cheese” (Yunan beyaz peyniri) diye biliyor! İspanya, İtalya ve Yunanistan’la ayni paralel üzerinde ve hatta Yunanistan’ın komşusu olmamıza rağ neden Türkiye’de kar yağdığını duyunca şaşırırlar? İmaj ve görünüş derken, bir örnek daha, Türkleri pos bıyık diye anlatan insanlar, Orta Asya Türkleri ve Anadolu’ya gelip Selçuklular’ı oluşturan Türklerin az bıyık ve sakallı ama uzun saçlı olduğunu, asıl pos bıyığın Arnavutlar’da ve Persler’de olduğunu ya bilmez ya da hiç telaffuz etmez. Bir de büyük şehirlerin meydanlarında özellikle neden palmiye ağaçları dikilmiştir? Palmiyeler Türk ağacı mıdır yoksa Türkiye yerine Sahara çölünde mi yaşamaktayız?

Hakkında Fulya ÖZTÜRK PLACING

Fulya ÖZTÜRK PLACING
Yakın arkadaşlarından başlayarak onları aşkın kişinin cesaretle adım atamadığı ve tıkandığı alanlarda verdiği tavsiyelerle hayatını değiştirmiştir. Freelance şirket danışmanlıklarıyla Stratejik İmaj & Stil Danışmanlığı, Yaşam ve Oyuncu Koçluğu’nda kariyerde karar kılan Fulya Öztürk Placing’in, Kanal 6, NTV, Dünya Gazetesi, Ciner Yayın Holding ve MPR İletişim Danışmanlığı’nı kapsayan medya deneyimi 17 yılı bulmaktadır. Kamera arkası işler, editörlük ve muhabirlik yaptı, ünlü bir yazarın ödüllü bir öyküsünden uyarlama bir kısa film çekti. İSTEK Özel Uluğbey Lisesi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Gösteri Sanatları Merkezi Tiyatro Oyunculuğu mezunudur. Çok iyi seviyede İngilizce, orta düzeyde Almanca, orta düzeyden az ve geliştirdiği Danca, Fransızca, İspanyolca ve İsveççe bilmektedir. Bir uluslararası festival ve yarışma filmi için İran asıllı İsveçli bir yönetmenin kısa filminde başrol ve Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bir öğrenci kısa filminde rol almıştır. 1993’ten bu yana vokal olarak müzikle ilgilenmektedir. Lise orkestrasında geri vokalde Altın Mikrofon Liselerarası Müzik Yarışması’na katıldı; birkaç yıl sonra Mimar Sinan Şan Bölümü’nden en iyi dereceyle mezun bir isimden 2,5 ay şan dersleri alarak konservatuar çalışmalarına katıldı; arkadaşı Bora Çeliker ile demo kaydı bulunmaktadır. Halen özellikle jazz şarkılarını iyi söylemektedir;. Hobileri moda ve ürün tasarımı yapmak, şarkı söylemek, müzik dinlemek, kitap okumak, arkadaşlarıyla görüşmek, film izlemek, konserlere gitmek, resim yapmaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KENDİMİZE BİRAZ ZAMAN TANISAK?

Merhabalar, Bugün size hayatımızda var olan veya yeni oluşmakta olan durum ve olgulara nasıl baktığımızdan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir