Anasayfa / KÖŞE YAZILARI / İŞ HAYATINDA KADINLARA STİL ÖNERİLERİ

İŞ HAYATINDA KADINLARA STİL ÖNERİLERİ

 Fulya Öztürk Placing

Stratejik İmaj ve Stil Danışmanı, Yaşam ve Oyuncu Koçu

http://www.facebook.com/fulyaozturkplacing

http://twitter.com/FOzturkPlacing

fulyaozturkplacing@gmail.com

İŞ HAYATINDA KADINLARA STİL ÖNERİLERİ

İş hayatında içine düşülen en büyük yanlış, çeşitli meslek gruplarını temsil eden kıyafetlerin var olduğu yanılgısına düşmektir.

Yaratıcı işlerin yapıldığı reklamcılık, iç mimari, moda tasarımı gibi işlerde sıra dışı renklerde punk saçlar, hızma ve kapüşonlu sweatshirt veya memurluk olarak nitelendirilen bankacılık, devlet dairesi işleri, öğretmenlik, doktorluk gibi işlerde takım elbise ya da tayyör giyilmesi gibi bir prototip uygulaması kesinlikle yanlıştır. Bu düşünceler ‘serbest üniforma’dan farksızdır.

Diğer yandan iş hayatı, sınırları çizilmemiş kurallar içerir. Siz her ne kadar ortama uyarak başarılı olacağınızı düşünürseniz düşünün ‘başkalarının kopyası’ olarak bir yere gelemezsiniz. İyi yerlere gelmiş bir kopya görülmemiştir; kopya olmaktan ileri gidemezsiniz…

Stil sahibi olmak için giyim ve davranışlarla bütünleyici tavsiyeler;

1-Kendiniz olun: Giyiminiz sizi temsil eder. Stiliniz de sizin aynanızdır. Giyiminize yaşama dair zevklerinizi yansıtın. Kendiniz olmaktan çekinmemek sizi farklı kılar, imzanız olur ve hatırda kalırsınız.

2- Masanız sizi anlatır: Dış görünüşünüz kadar ofisteki masanız da sizi anlatır. Masanızı bir takım aksesuarlar ve fotoğraflarla belirli ölçülerde kişiselleştirmeniz yerinde olur. Yine de abartmayın. Masanızın tozunu alın ve sıklıkla toplayın.

3-Aksesuarlar stilinizi tamamlar: Değer verdiğiniz aksesuarlarınız olmalı. Değerli aksesuarlar demiyorum değer verdiğiniz aksesuarlar olmalı. Özellikle manevi değeri olan veya hikayesi olan, taktığınızda veya kullandığınızda sizi siz yapan aksesuarlar… Birbirine veya ofis masanıza çarparak ses yapan teneke veya imitasyon takılar ise hoş karşılanmaz; stilinizi de bir anda darmadağın eder.

4- Ten renginizi tamamlayan renkler seçin: Koyu tonlarda takımlar ciddi görünüyor diye seçilebilir ama siz kadınsınız ve renkli tayyörler de giyebilirsiniz. Ten renginizi tamamlayan renkler seçin; ne sizi ölü gibi, hasta veya solgun göstermeli ne de çok patlayan renkler olup cildinizi yaşlı göstermeli…

5- Saç renginiz de sizi anlatır: Detaya girmeden doğal ve gerçek, özellikle kaşlarınızla aynı renk, sizin olan, size ait saç renginiz olmalı diyeceğim.

6- Fotoğraflarınızla aynı olun: Fotoğraflarınıza photoshop uygulatmıyorsunuzdur umarım. İş hayatında, şirket profilinizde kullanılan ve şirket websitesinde yer alan fotoğrafınızla aynı görünün.

7- Ayakkabılarınız deri olmalı: “Dost başa düşman ayağa bakar” derler; saçlarınızdan sonra ilk bakılan yer ayaklarınız ve ayakkabılarınız bilin. Ayakkabılarınız deri olmalı; bunun için paraya da kıyın. Hem deri ayakkabılar terletmez ve kokutmaz hem de iyi yatırımdır.

8- Ofiste sandal, terlik giymeyin: Bunu yazarken gülüyorum inanın ama yapan var. Plaja mı gidiyorsunuz hanımlar?

9- Kaçmış çorap, akmış makyaja dikkat: Paranoyaya gerek yok ama birkaç saatte bir üzerinizi ve aynada makyajınızı kontrol edin.

10- Tırnaklarınız kısa ve pastel renklerde olmalı: Kırmızı oje iyi durabilir ama bir profesyonel gündüz vakti kırmızı oje sürmez.

11- Dapdaracık kıyafetler işyeri için değil: “Eğer bir model değilseniz veya arkadaşlarınızla gece kulübüne eğlenmeye de gitmiyorsanız iş yerinde dapdaracık kıyafetlerin işi ne?” diye sormak istiyorum.

12-Gereksiz pencereler: Profesyonel bir çalışan kadın sırtı kuyruk sokumuna kadar açık bluzlar, pencereli üstler veya gereksiz derin dekolteler giymez.

13- Yüksek topuklar şart değil: Bazen iş hayatında aşırı yüksek topuklar görüyorum. Bu sizi bir profesyonel olmaktan uzaklaştırıyor. Hafife alınmak istemezsiniz değil mi?

14-Aşırı makyaj şart değil: Yüksek topuklar için yazdıklarımı aynen yazacağım, isterseniz okurken sıkılın. Bazen iş hayatında aşırı makyajlı yüzler görüyorum. Bu sizi bir profesyonel olmaktan uzaklaştırıyor. Hafife alınmak istemezsiniz değil mi?

15- Beyaz bluz içine siyah çamaşır giymek: Beyaz bluza beyaz çamaşır giymek ne kadar abesse simsiyah çamaşır giymek da o kadar basit görünüyor. Belirgin olmayan ve koyu tonlarda çamaşır seçin ve giydikten sonra aynaya en az on defa daha bakın.

16-Dedikodu yapmayın, yapanlara katılmayın: Ofiste dedikoducu olmak profesyonel olmayan çirkin bir davranıştır. O kadar çirkin görünür ki isterseniz Harvard mezunu olun mahallede çekirdek çitleyen boş insanlardan farklı görünmezsiniz.

17-Tuvalette yapılması gerekenler: Ofis masanızda makyaj yapmayın ve tırnak törpülemeyin. Bunlar yalnızken, örneğin tuvalette yapmanız gerekenler. Bir de tuvalette olmasa da uluorta ofiste yapmamanız gerekenler arasında söküğünüzü dikmek ve sakız çiğnemek var.

18- Size ait bir not sistemi olsun: Şık bir not defteri ve ajandanız olmalı. Kendi iş hayatımdan hatırladığım kadarıyla bir direktörün de sürekli müsvedde kağıtlarına not tutup sonra o kağıtları kaybetmesi hiç hoş karşılanmıyordu.

19- Özel görüşmelerinizi ofiste yapmayın: Özel hayatınıza ait insanların sizi ofiste ziyaretleri ya kısa tutulmalı ya da öğle tatiline denk getirilerek dışarıda sürdürülmelidir. Keza özel telefon görüşmelerinizi de ofiste yapmayın. Kimsenin sizin özel hayatınızı dinlemesi gerekmiyor.

20- Diğer çalışanlara sesleniş: “Şekerim, cicim” gibi yapışkan sözler alışkanlığınız olmamalı. Ayrıca diğer çalışanlara arkadaşça dahi olsa lakap takmayın.

Hakkında Fulya ÖZTÜRK PLACING

Fulya ÖZTÜRK PLACING
Yakın arkadaşlarından başlayarak onları aşkın kişinin cesaretle adım atamadığı ve tıkandığı alanlarda verdiği tavsiyelerle hayatını değiştirmiştir. Freelance şirket danışmanlıklarıyla Stratejik İmaj & Stil Danışmanlığı, Yaşam ve Oyuncu Koçluğu’nda kariyerde karar kılan Fulya Öztürk Placing’in, Kanal 6, NTV, Dünya Gazetesi, Ciner Yayın Holding ve MPR İletişim Danışmanlığı’nı kapsayan medya deneyimi 17 yılı bulmaktadır. Kamera arkası işler, editörlük ve muhabirlik yaptı, ünlü bir yazarın ödüllü bir öyküsünden uyarlama bir kısa film çekti. İSTEK Özel Uluğbey Lisesi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Gösteri Sanatları Merkezi Tiyatro Oyunculuğu mezunudur. Çok iyi seviyede İngilizce, orta düzeyde Almanca, orta düzeyden az ve geliştirdiği Danca, Fransızca, İspanyolca ve İsveççe bilmektedir. Bir uluslararası festival ve yarışma filmi için İran asıllı İsveçli bir yönetmenin kısa filminde başrol ve Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bir öğrenci kısa filminde rol almıştır. 1993’ten bu yana vokal olarak müzikle ilgilenmektedir. Lise orkestrasında geri vokalde Altın Mikrofon Liselerarası Müzik Yarışması’na katıldı; birkaç yıl sonra Mimar Sinan Şan Bölümü’nden en iyi dereceyle mezun bir isimden 2,5 ay şan dersleri alarak konservatuar çalışmalarına katıldı; arkadaşı Bora Çeliker ile demo kaydı bulunmaktadır. Halen özellikle jazz şarkılarını iyi söylemektedir;. Hobileri moda ve ürün tasarımı yapmak, şarkı söylemek, müzik dinlemek, kitap okumak, arkadaşlarıyla görüşmek, film izlemek, konserlere gitmek, resim yapmaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KENDİMİZE BİRAZ ZAMAN TANISAK?

Merhabalar, Bugün size hayatımızda var olan veya yeni oluşmakta olan durum ve olgulara nasıl baktığımızdan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir